Bilmece’nin Tarihi ve Önemi

     Bilmecenin tarihi neredeyse insanlıkla aynı yaştadır. Eski yazıtlarda veya haritalarda bazı bilgilerin eksik olması veya mecaz kullanarak anlatılması buna bir örnektir. Bilmece kısaca; herhangi birşeyin nitelikleri üstü kapalı, mecaz kullanarak veya şaşırtmacalarla saklanmasıdır. 

     Bu zeka oyunu eskiden günümüzde olduğundan daha ciddiye alınıyordu. Hatta bazı savaşların sonucuna bilmece yarışmaları ile karar verildiği bile oluyormuş. Ayrıca yarışmalara hile karıştırmanın suçu idam iken güzel bilmeceler hazırlamanında müfakatı gayet yüksek oluyormuş.

     Peki bir bilmeceyi güzel yapan nedir? Maalesef şuan internetten baktığınızda tonla bilmece görebilirsiniz ama hiçbiri insanı etkileyen tarzda değil. Bilmece olabildiğince zor olmalı ama cevabı duyduğunda basit görünmeli ve cevap herkes tarafından kabul edilebilir olmalı. Mesela "Ufacık sandık içine un bastık" cevabı ise hurma. Şimdi gördüğünüz gibi herkes tarafından kabul edilebilir mi veya ne kadar başarılı bilmece ? Birde buna bakalım "Yatağı olan ama uyumayan, ağzı olan ama konuşmayan, hızla ilerleyen ama yürüyemeyen şey nedir" orta seviye gayet eğlenceli bir bilmece cevabı ise "ırmak" gördüğünüz kesinlikle kabul edilebilir. 

     Peki eskiden neden bu kadar seviliyordu? Çünkü bu sayede kişi neredeyse tüm beyninde bir tarama ve eşleşme yapmaya çalışıyor. Ayrıca sizi her türlü kavramın özelliklerini düşünmeye ve yorum yapmaya sevk eder. Böylece bir çok şeyi daha  çok anlamaya başlar ve daha detaylı düşünürsünüz.

Şuraya bir kaç tane zor ve güzel bilmece bırakıyorum. Tahminlerinizi yoruma yazabilirsiniz ama hilenin hoş karşılanmadığını anlatmıştım. Unutmayın!

– Canlılarının üzerinde yürürsen sesleri bile çıkmaz. Ama ölülerin üzerinde yürürsen söylenip yakınırlar

– Yapan kendi için yapmaz. Alan kendi için almaz. Bunun kullananın bu durumdan haberi bile olmaz

– Sabahları 4 ayaklı, öğlenleri 2 ayaklı ve akşamlar 3 ayaklı olan şey nedir

– Konuşulur konuşulmaz bozulan şey nedir?

– Beni beslersen yaşarım. Su verirsen ölürüm.

– Ben güneşin önünden geçerim ama yine de gölgem gözükmez.

– Arabasız yollar, ağaçsız ormanlar ve evsiz kasabalar nerede bulunur?

– Saniyede bir kez dakikada iki kez ama yılda hiç olmayan şey nedir?

-Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim ama hiç hareket etmem

– Görülmez, duyulmaz, hissedilmez, tadılmaz, koklanmaz yıldızların gerisinde ve tepelerin altında yatar.

Vee en sevdiğim!

– Kanatlarım yok ama uçarım. Gözlerim yok ama görürüm. Kollarım yok ama yükseklere erişebilirim. Ben her hayvandan daha korkutucu, her düşmandan daha güçlüyüm. Zekiyim, amansızım ve kuvvetliyim. Her şeyi ben yönetirim.

 

Post Author: Gezgin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir