Chichen İtza! Dünya’nın 7 harikasından birisi!

     Chichen İtza ününden dolayı gündüzleri inanılmaz derecede kalabalık ve tüm alan tezgah ve küçük dükkanlarla dolu oluyor. Bu yüzden ben 17:30 dan sonra satılmaya başlanan ikinci bileti alarak girdiğimde içerisi bomboştu. Fiyat farkı sadece 2-3 dolar, bilet ise 17-18 dolar civarı bir şeye tekabül ediyor. 1 saat kadar bekleyip ikinci biletle içeri girdim, Çünkü otostopla geldiğim için bayağı zaman almıştı. Etrafındaki şehir pek sağlam kalmasada, zamanında ne kadar muhteşem bir yer olduğunu hissedebiliyorsunuz. Etrafında şu an yüzülebilecek durumda olmasa bile oldukça geniş ve büyük cenoteler(mağara gölleri) mevcut. Eskiden bu piramitin tepesine çıkılabiliyormuş ama maalesef şuan buna izin verilmiyor, sürekli tetikte olan görevliler var. Piramitin etrafında turlarken amuda kalkmış bir kız gördüm, arkadaşıda fotoğrafını çekiyordu. İlginç bir tanışma sonrası bu alanı birlikte gezdik. Ayrıca arabaları olduğunu öğrenince şehire dönüş için otostopa gerek kalmamıştı. İlk başta biraz düşündüler ama kibar kişiliğimi farkettiklerinde olay çözülmüştü(tamam tamam gülmeyin!). Etrafta çok fazla tarihi kalıntı olsada ben en çok 10 veya 15 metre yükseklikten içine atlanan cenoteyi ve 1000 sütünlü savaşçılar tapınağını beğendim, gerçi şuan sütunların çoğu yok. Geceleri ise piramitin üstünde mükemmel bir ışık ve müzik gösterisi oluyormuş maalesef ben kalamadım ama videolarını izledim kesinlikle bakmalısınız. Bir rehber ayarlamadığım için sağdan soldan dinleyerek ve internetten yaptığım araştırmayla oldukça büyülenmiştim. Buranın neden bu kadar meşhur olduğu kısaca anlatayım.

İlk önce 2007’de Dünya’nın 7 harikasından biri seçilerek Chichen İtza ününe ün katmış. Büyüklük açısından diğerleri ile kapışamasa bile, bu kadar ünlü olmasının sebebi binlerce yıl önce matematiğin ve astronominin ne kadar ilerde olduğunun kanıtı olmasıdır. 4 yüzeyin her birinde 91 basamak ve en tepedeki düzlükle birlikte toplam 365 basamak, yani bir yıla tekabül ediyor. En tepedeki basamak aynı zamanda kurban sunağı olarak anılıyor. Altında ise 30 metre genişliğinde ve 20 metre derinliğinde su dolu bir çukur mevcut, tabi bunu görme imkanımız yok. Zaten teknolojik aletlerle yeni keşfedilmiş. Ayrıca yılda iki kez gerçekleşen gündüz ve gecenin eşit olması durumunda, basamakların dibinde bulununan iki yılan başı heykeli S’ler çizerek iki başlı yılan şeklini alır. Bu şekil kutsal olarak bilinen tüylü yılan Kukulcan’dır. Yeraltında 9 kat olduğuna inandıkları için piramitte 9 kattan oluşmaktadır, en tepesinde ise kurban sunağı var. Eski resimlerine bakınca keşke o ihtişamlı günlerinde gelebilseydim diyorum ama şuan da içinde bulunduğum atmosfer bile yeterli. İnsanların hiçbir teknolojiye sahip olmadan böyle şeyler yapabildiği öğrenmek beni hayret içinde bırakıyor.

Post Author: Gezgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir