Atlattığım Tehlikeyi 5 Gün Sonra Fatketmem. Şans Kapıyı Kırınca

Hikaye hala Meksika’dan devam ediyor arkadaşlar. Olayın sonunu başlığa yazsam inanılmaz dikkat çekerdi ama hikayenin değeri ölsün istemiyorum . Bu yüzden kronolojik sırayla anlatıcam.

Campache ilini gezdikten sonra hedefimi direk mexico city’e çevirdim yani 900 km. Eğer şanslıysam otostopla belki bir günde hallederim diyordum. Sabah 7 gibi otostop çekmek için planladığım yere giderken birisiyle tanıştım kendisi bana kahvaltı ısmarladı ve otostopun burada ne kadar tehlikeli olduğunu insanların bana güvenip durmayacağını söylüyordu. Tabi ki bunun farkındayım rekorum 12 saat tek noktada beklemek olmuştu. Sohbet sırasında bu bana bir paket maruhana bizim tabirimizle kenevir uzattı. Meksika’da halkın yarasından çoğu kullanıyor ama inanılmaz bir önlem var arkadaşlar nerdeyse tüm polisler narkotik ve insanlar kullandıklarını sır gibi saklıyor çoğunlukla. Yerel polis kartelle çalışıyor çoğu yerde ama arabayla 80 km gidip bir kontrol noktası görmemeniz mümkün değil. Her neyse ben bu arkadaşa param yok felan diyince. Sen misafirsin bedava diye zorlamaya başladı. Kendince iyilik yapıyor ama yola çıkacam hayatta almam. Neyse ayrıldık bunla ben otostop noktasına gidip 10 dakika içinde bir araba buldum. İnanılmaz şans! Bu arabayla 120 km kadar gittik ve bir arama noktasından geçtik. Hatta aralarındaki ilcelerde ufak molalar verdik ben biraz gezdim felan. Sonraki yerde tanıştığım başka bir gezgin ona eşlik etmem için 100 km ötedeki yere bilet aldı benim için. Gün inanılmaz şanslı gidiyordu. Gerçi otobüs 100 km yolu 2 saatten fazla sürede gitti çünkü arama noktasında sıra vardı tüm otobüs aşağı iniyor köpek çantaları kokluyor felan ama eğlenceliydi. Geldiğim yerde bu arkadaşla birşeyler yedik ve saat çoktan 6 olmuştu. Mexico city’e varmam bu hızla 2 yada 3 gün sürer.

Parkta oturmuş haritada nereye çadır atabilirim derken yanimdaki seyyar taco satıcısında yemek yiyen bir aile ile tanıştım. Anne, baba ve 6 7 yaşlarında bir kızları var. Şansa bak bunlar mexico city’e gidiyormuş! Kamyonet arkasına atladım. Düştük yola bu sırada ne kadar şanslı bir gün geçirdiğimi düşünüyorum. Bu araçla mexico city’e gidene kadar tam 9 kontrol noktasından geçtik. İlk 2 sefer heyecanlanmıştım tabi kamyonet arkasında soğuktan uyku tulumunun içine büzülmüşüm köpekler çıkıp kokluyor, polis pasaport kontrol ediyor. Neyse 3. den sonra tulumdan çıkmadım bile yattığım yerden pasaport uzatıyorum köpek kokluyor olay bitiyor ama bu arama noktalarında nasıl bir kuyruk var 700 km yolu 12 saatte geldik. Sabah 7 de mexico city’deydim. Beni misafir edecek arkadaşın evine gittim ama bu evi ve arkadaşı ayrı anlatacağım, bambaşka bir hikaye.

5 gün sonra evden ayrılmadan önce eşyalarımı toplarken çantamın ön yüzünü açtım ve olayın koptuğu an! Ne gördüm sizce? Campache’deki eleman o paketi ben görmeden çantamın ön gözüne iliştirmiş ve ben onla 900 km. yol ve 11 arama noktası geçmişim. Herşey bir film şeridi gibi aktı beynimde. O değil meret buram buram kokuyor ama şansa bak ön gözde çoraplarım vardı 😀

O gün düşündüğümden daha şanslıymışım. Yakalansam olayın şokuyla ne anlatacağımdan da emin değilim. Yine ucuz yırttık paçayı.

Post Author: Gezgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir